Basında İzocam

Yalıtım, Konutların Konforunu ve Değerini Artırıyor

Çoğu insan bir konutun konforunu ve dolayısıyla da değerini belirlerken, o evin kaç odası olduğu, merkezi bir konuma sahip olup olmadığı, mutfak ve banyosunda kullanılan malzemelerin estetik duruşu gibi görünür kriterleri göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapar. Oysa bir evdeki konforu ve o evin değerini belirleyen en önemli unsur evin iyi bir yalıtıma sahip olup olmadığıdır. Doğru malzemelerle ve iyi bir uygulama ile yapılan ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliğinin sağlanması uzun süreli konfor, yaşam ortamında kalite ve enerji tasarrufu sağlar. 

1 Ocak’ta yürürlüğe girmiş olan Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu binaların ısı yalıtımı açısından değerinin belirlenmesini daha da görünür kıldı. EKB’nin binaların alınması, satılması hatta kiralanması sırasında ibraz edilmesi gerektiğini artık biliyoruz. Yeni binalarda EKB sınıfının en düşük C sınıfı olması bekleniyor, ısı yalıtımı standartlarına göre inşa edilmeyen ve Enerji Kimlik Belgesi C’den düşük olan yeni binalar artık ruhsat alamıyor. EKB sadece yeni binalar için değil, eski binalar için de göz önüne alınması gereken bir konu. Eski binaların tadilatı sırasında ısı yalıtımı göz önüne alınırsa, hem EKB sınıfı yükseltilebilir ve konut değeri artar; hem de buradaki hane halkı için doğalgaz faturaları yüzde 60’dan fazla düşürülebilir.

 

Bir konutta yaşam konforunu belirleyen en önemli unsurlardan doğru yalıtımla doğru ısıl değerlere ulaşmaktır. Doğru yalıtım; ısı yalıtımı yapılırken, binaların yangın riski ve yanıcılık yükü de göz önüne alınarak uygun malzeme ve kalınlıkta, yönetmeliklerin belirttiği şekilde yalıtım uygulamasının yapılmasını ifade eder. Doğru yalıtım konutun değerini arttırırken, ülke ekonomisine de katkı sunar. 

Türkiye’de 2019 yılında enerji ithalatı 41,2 milyar dolar ile 202,7 milyar dolarlık toplam ithalatın %20,3’ünü oluşturdu. Son 10 yılda toplam enerji ithalatımızın ülke ekonomisine maliyeti 450 milyar doların üzerinde... Tükettiğimiz enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle enerji ithalatı, dış ticaret açığımızın en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve iyi yalıtım uygulamaları şart. Bu da gelecekte daha çok ısı yalıtımı yapacağımız anlamına geliyor.

Diğer taraftan, yalıtımın konutların değeri üzerindeki etkisi sadece ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu ile sınırlı değil. Ses yalıtımı, akustik konfor ve yangın güvenliği göz önünde bulundurularak yalıtılmış bir ev, bu evde yaşayanlara sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı sunuyor. 

Özellikle ses yalıtımı, günümüzde konutların değerini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Şehir gürültüsünün yarattığı stresten uzak durmak için gürültüyü çokça zaman geçirilen yaşam alanlarından uzak tutmak gerekiyor. Gelişmiş şehirlerde insanlar zamanının %90’ını kapalı alanlarda geçiriyor. Özellikle evlerde komşu ve sokak gürültüsünden korunmak, sessiz yaşam ortamları sağlayabilmek günümüzde artık Multi Konfor Bina şartlarıyla mümkün olabiliyor. Multi Konfor Binalarda sessizliğe ulaşmak için dış cephe yalıtımıyla birlikte duvarların iç yüzeylerinde, ara bölmelerde ve katlar arasında doğru kalınlıkta yalıtım uygulanmaları yapılarak, gürültünün önüne geçiliyor ve konut içinde akustik konfor sağlanabiliyor. Bu binalarda ses yutuculuk özelliği yüksek olan taşyünü ve camyünü ürünler tercih ediliyor. 

Kısaca, günümüzde sağlıklı yaşam alanları ve konfor bireylerin öncelikleri arasında yer alıyor; bu da konutların değerinin belirlenmesinde büyük rol oynuyor. Multi Konfor Bina şartlarına yakın yalıtılmış konutlar ise değer yarışında ön sırada yer alıyor.

Paylaş